bugün anladım...nankör bir kent...içine alamadı beni
bu şehir bi başka güzel be gesiyle gündüzüyle acısıyla tatlısıyla bi başka yaşanır bu şehirde
geçse de yolumuz bozkırlardan
denizlere çıkar sokaklar...
İstanbulda yaşanmaz.
Max. 3-4 gün tatil yapılır.
adamın kanına işler bu şehir. yani bi nevi uyuşturucu.
dün döndüğüm şehir dünyanın sayılı büyük-güzel şehirlerindendir.
dünya küçük, istanbul büyük....
yüreğimizin ve kavgamızın şehri....
amber kokulu bahçelerin üstünden,
martılar salınıyordu istanbul un semalarına
aşk gizleniyordu kuytuda
tüm dillerden uzak,gözlerden ırak.
belki bi leventin bagrından,
elmas gözlü bi cariyenin gül kokulu göğsüne..
ve benim aklımdı bıraktıgım,
zamanın ta eskisinde,
kıpkırmızı pıhtılar bırakarak geçtiği...
kara gölgelerinden kubbelerinin,
kaçarak yarattığım şehirdi kokusuna vuruldugum.
aşk saklanadursun kuytularda,
ben karışsaydım dökülüp denizine.
ney sesiyle harlanan,bi közdün ateşin tam ortasında..
ve süzülen terdin boynumdan aşağıya..
her martı bi parça getirirdi bana senden,
ve götürürdü daha büyük bi parça sana benden.
bi güneş pırıltısıydı kılıcın sogugunu öpen.
kıpkırmızı "iç"imdi boynumdan aşağıya süzülen,
güllerin arasına sakladıgım sevdamın rengine dökülen...
dünyanın en güzel şehri bna göree her şeyi mükemmel
Kızıl bir gün batımının çıplak gözlerle en güzel görünen kısmı ve yalnızlığına sığınılacak bir maviliğin masum yüzüdür istanbul..
boğazı yukarıdan görmüyorsan istanbul sana daha az şey anlatır
SEVEMEDİ İSTANBUL İKİMİZİ
Seninle hiç İstanbul'da olamadık
Göremedi İstanbul ikimizi...
Ne bir semaver tüketebildik
Ne Aşiyan'da hüzün...
Bir tepeden seyretmek için bu güzelim kenti
Ne Çamlıca kısmet oldu ne Piyer Loti...
Hiçbir vapur taşımadı bizi Marmara'da
Bir güvertede seni
Liseli aşıklar gibi dakikalarca öpemedim..
Ellerini avuçlarımda tutup ta içimi dökemedim
Şöyle bir elimi atıp ta omzuna
Kolun belimde
Yürüyemedim seninle Beyoğlu'nda
Bir sinema yada tiyatro koltuğunda
Parmak uclarıma değmedi dudakların
Pasajda Arjintinleri çekip
Nevizade'de bir iki tek atamadık
Doyulmaz uykulara bir türlü yatamadık
Seninle İstanbul'da olamadık
Duyamadı İstanbul sesimizi
Sahaflar'da yorulup ta kitaplara bakmaktan
Çınaraltı'nda mola veremedik
Karışıp çılgın kalabalığına Kapalı Çarşı'nın
Tadına varamadık bir öğlen rakısının
Yada Sultanahmet'te bir müzeyi gezip
Dostlara uğrayamadık
Gülhane'den uzanıp Sarayburnu'na
İntiharı düşünemedik enine boyuna
Ne Laleli'den geçebildik sevgilim
Ne kendimizden
Bir çalgılı Kumkapı meyhanesinde
Aglayamadım doyasıya sımsıcak göğsünde
Eski İstanbul'da gezdiremedim seni
Yemiş'te Asmaaltında
Ne kaldırımlarımı gördün ne çayhanelerimi
Ne çocukluğumu bildin ne gençliğimi
Seninle hiç İstanbul'da olamadık
Saramadı İstanbul hiç bizi
Çılgınlar gibi dolanamadık otobüslerle
Trenlere binemedik
Bırak bütününü bu koca kentin
Sadece bir tek semtin
İçinde bile olamadık
İstanbul hiç doymadı bize bitanemmm
Bizde O'na doyamadık...
dünya içinde dünyalar..
istanbul eşi olmayan aşk şehri istanbul vazgeçilmicek bi yar onunla efkarlanmak onunla mutlu olmak herkese nasip olmas o yüzden kıymetini bilelim ve yerlere tükrüp kaldırımları eşertmeyelim:):)
herkesin bi mok var zannettiği şehir..
öte yandan herkesi nefretle kendine aşık eden şehir..
siz onu terk edemezsiniz, o da sizi bırakmaz..
gelmiş geçmiş ben büyük faişe!
çınarlı kubbeli mavi bir liman
Dersaadet
doğup büyüdüğüm şehir..Her ne kada trafiği adamı bıktırsa da hastasıyım istanbulun..bir memleketim bir de istanbul benim için....
istanbulsuz asla..